6 Mayıs 2026 Çarşamba

SİVRİHİSAR ve ULU CAMİ


Gezi yazısı - 8 : Sivrihisar ve Ulu Cami
                                                                                *Rifat GÜNDAY











    Sivrihisar denilince elbette herkesin aklına farklı kavram ve anlatılar geliyor.Bu konuda farklılık olması da gayet normal çünkü tarihi ,kültürel , turistik ve coğrafi yönlerden bakışa göre farklı çıkarımlar olabilir. Ancak evrenin değişmez yasalarından en temeli değişim olduğuna göre sadece  Sivrihisar tarih ve kültüründen ayakta kalan eserlerde bile bu değişimi apaçık izleyebilmekteyiz. Zaten bu değişim sürecini sergileyebilen , koruyabilen şehirler  hem  saygı görebilmekte  hem de  kültürel ve turistik takipçi bulabilmektedirler. Söz  bu sergileme /koruyabilme noktasına gelmişken 2018 yılında tarihçi İlber Ortaylı’nın bir TV programında Sivrihisar’ın çok ihmal gördüğünü ve her yönüyle yüzüstü bırakıldığını söylemesiyle Sivrihisar dikkatleri üzerine çekmiştir. Ancak yavaşça olsa da Sivrihisar tarihi binaların restorasyon ve diğer düzenleme çalışmaları  esasında İlber hoca’nın bu eleştirileri yaptığı tarihten çok önceden başlamıştı. Bu açıklamadan birkaç yıl sonra İlber Ortaylı sürpriz bir şekilde Sivrihisar’a ziyarette bulundu.  Ortaylı ziyaretinde Zaim Ağa konağı(Açık hava Heykel Müzesi ,Saat Kulesi , Kilim Müzesi ,Kilise ve tarihi Ulu Cami’yi) inceledikten sonra :  ..”Sivrihisar her dönemde tarih ve kültür merkezi olmuştur. son yıllarda  turizm konusunda ilçenin atılım yaptığını gördüm (2 Eylül Gazetesi 3.10.2021)...“İlber hoca ; bu güne kadar tarihçiler tarafından  Sivrihisar konusunun çok ihmal edildiğini düşünüyorum.

     Evet hocanın dediği gibi ..””Sivrihisar her dönemde tarih ve kültür merkezi olmuştur.” “ ama ihmal de görmüştür”” kısmından başlarsak Sivrihisar’ı her dönem bu kadar önemli kılan neydi ? Coğrafya’sına göz atarsak Eskişehir-Bursa ile İzmir yolu kavşağında olduğunu hemen görürüz  Sivrihisar sırtını ,adını veren sivri kayalıklara (Çal dağının uzantısı sayılan) dayamış  ,benzer bir sivrilikte hemen Sivrihisar’ın önünde güney doğu yönünde Arayit dağı yükselmektedir(1819 metre) Öyle ki  Sivrihisar ahalisi yüzyıllardır bu dağa bakarak meteorolojik tahminler yürütmektedir( ..Arayıt’a kar düştü ! Kış geldi…).Sivrihisar sadece ana yolların değil üç büyük antik kentin de kesişma noktasında sayılır. Doğusunda Frig başkenti Gordion  , karşısında Pessinus  , İzmir istikâmetinde ise Amorrium antik kentleri yer alır.Sivrihisar , Pessinnus antik kentine yakın bir yerde  ve Pessinus’un  tahribiyle 5.yüzyılda küçük bir yerleşim yeri iken D.Roma imparatoru Jüstinyanus tarafından geliştirilerek adını verdiği sonradan da adı  Karahisar/ Karahisar-ı Sivri  en sonunda Sivrihisar olmuştur.

    Türkiye tarihinde 1071 sonrası Türkmen yerleşimlerine bakıldığında ; Eskişehir’de ilk yerleşik Türkmen yerleşim yerini’nin Sivrihisar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Batıya ilerleyen  Türk  boylarından   Salur boyu Sivrihisar’a yerleşmiştir.Boy’un  Kılıç'lı aşireti yerleştiği mahalleye adını vermiş (Kılıç mahallesi )  yaptırdıkları düşünülen  Kılıçlı mescidinin (1072 ) bu yerleşiklik tezini kuvvetlendirmektedir. Haçlı seferleri sonucunda sürekli işgale uğrayan Anadolu iki sefer hariç Sivrihisar fazla hasar görmediğinden 1176 da Miryokefalon anlaşmasına kadar  Türkiye Selçuklu döneminde  Sivrihisar  uç şehri olmuştur, yine Türkiye Selçuklularının ilk medresesi burada açılmıştır.Sivrihisar adını aldığı meşhur kayalıklarında bulunan kale ‘nin (Yazıcıoğlu Kalesi) Selçuklu döneminde genişletilerek saldırılara karşı muhkem hale getirilmiştir. Türkiye Selçuklularının ardından Beylikler döneminde de “uç şehri “olma  özelliğini korumuş , Osmanlı yönetimine ise kesin ve kalıcı olarak 1415 yılında yani I.Mehmet döneminde geçmiştir.(İlki 1289 da Osman Gazi dönemi olmak üzere 1356’dan başlamak üzere beyliklerarası mücadelelere 1402 yılından 1415 yılına kadar taht ve Karamanlı  mücâdelelerine  sahne olmuş ve sürekli el  değişmiştir.)Sivrihisar , Osmanlı’nın  ilk dönemlerinde nahiye iken 1530 yılında Kaza olmuş , 1867 yılında Sultanönü Sancağının(Eskişehir)  seviyesinin kaza’ya düşürülmesi  nedeniyle yeni kurulan Hüdavendigar(Bursa) vilayetinin merkez sancağına(Hüdavendigar mutasarrıflığı) bağlanmış,19.yüzyılda ise Ankara’ya bağlanmıştır.1914 yılında Eskişehir’in yeniden Sancak olmasıyla (Mutasarrıflık) Mihalıççık ilçesiyle birlikte yeniden Eskişehir’e bağlanmıştır(4 Nisan 1915)19.yüzyılda bir diğer önemli olayı ise Kırım harbinden sonra (1853-1856)  Avrupa ile yakınlaşılmasının bir sonucu olarak Sultan Abdülmecid fermanıyla Kırım ve Kafkas kuzeyinden 4.000 i aşkın Ermeni nüfus göçmen olarak Sivrihisar’ a yerleştirilmiş ve akabinde Orta Anadolu’nun en büyük kilisesi’ne inşa izni verilmesidir. Neticede 1915 tehcir kanunuyla Sivrihisar Ermenileri de (Muaf tutulanlar ve 1918’de geri dönenler hariç olmak üzere ) yine bir Türkiye vilayeti olan Suriye’ye göç ettirilmiştir. Mondros sonrası kurulan Kuvay-ı Miilliye hareketi Eskişehir ve Sivrihisar’da da etkili olmuş hatta Sivas Kongresi Kararlarına binaen başta Sivrihisar olmak üzere Eskişehir ilçeleri Sivas Kongre kararlarına bağlanmış , TBMM yolu açılmıştır. İzmir’i işgâl ettikten (15 Mayıs1919)  sonra Ankara’yı hedef alan işgalci Yunan ordusu Eskişehir muharebelerinden sonra Türk ordusunu izleyerek Sakarya’ya ulaşmış ve bu arada Sivrihisar’da işgal edilmiştir.(14 Ağustos 1921)

1921 İşgal günlerinde Sivrihisar Pazaryeri ve Kılıç Mescidi(Camisiz minare)

     Sakarya muharebelerinin kazanılmasından sonra Türk Ordusu ,Yunan ordusunu Sakarya’nın batısına  itmiş ve zaferin ardından takip harekatı başlatmıştır.13 Eylülde Yunanlıların çekilme kollarını kovalayan Mürettep Tümenimiz imha edilmesine fırsat vermeden Fettahoğlu köprüsünü ele geçirip Sivrihisar’ı baskınla kurtarmış fakat tekrar çekilmiştir. Sivrihisar’ın esas kurtuluşu 20 Eylül’de gerçekleşecektir. Bu tarihten itibaren Sivrihisar yeniden uç şehir olarak Batı cephemizin karargâhı haline gelmiştir. Büyük taarruz öncesi bir diğer karargâh Akşehir olacak ,bu iki merkezi dekovil hattıyla (Dar hatlı tren) birleştirmeyi tasarlayan Albay Behiç bey hattı Akşehir Gözpınarı(Azarı köy) köyünden Sivrihisar Biçer istasyonuna saplamayı planlamış ancak Piribeyli kasabasına kadar inşa edilebilecek  malzeme bulabilmişti, bu yol Büyük taarruzun lojistik yolu olmuştur.(İnebolu-Ankara -Polatlı-Biçer istasyonu-Piribeyli dekovil istasyonu -Gözpınarı istasyonu +dekovil istasyonu -Afyon doğusu) Büyük taarruz hazırlıkları döneminde Sivrihisar’a gelen Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk (22-29 Mart 1922) burada konaklar , misafirlerini ağırlar ve   Bakanlar Kurulu toplantısını 24 Mart 1922’de Zaim ağa konağında yapar. Sivrihisarlılarda ordumuza iki uçak alımı için büyük bir bağışta bulunurlar. Taarruz planınına göre Batı Cephesi Karargâhı Akşehir’e alınarak Sivrihisar-Emirdağ-Bolvadin-Çay-Akşehir hattı hem müdafaa ,hem de taarruz hattı -en batı uçları Çobanbey ve Şuhut olmak üzere Kuzeyden güneye Doğu-Batı yönünde birliklerimiz konuşlanmıştır.


Sivrihisar Zaim Ağa Konağında TBMM Hükumeti Toplantısı(24 Mart 1922)
      Sivrihisar'ın esas gelişmesi yukarıda da açıkladığımız üzere Türklerin Eskişehir’deki ilk yerleşik düzeni burada kurmalarıyla başlar ve  önemli gelişmelere sahne olmuştur.  İlk gelen Türkmenlerin meslekleri olan kök boyalı  halı, kilim dokumacılığı ileri boyutlara ulaşarak bir sanayi şehri olmuş  , üretilen ürünler Sof ve muhayyer  denilen yünlü dokuma ürünleri de  pazarlarda tanınmıştır. Diğer yandan dericilik  de gelişmiştir. Bunlara demir - bakır işlemeciliği  ve sarraflık bilhassa Sivrihisar Cebe’si ve küpesi  de eklenerek Sivrihisar ticarette önemli rol oynamıştır. Sivrihisar kırsalında geleneksel çiftçi ve hayvancılık üretimi de pazarları besliyordu.Türkiye Selçuklu'larının ilk Medrese'si Selçuki'ye Medresesi ismi altında Sivrihisar'da kurulduğu, daha sonra Medrese sayısının artırılmasıyla  , cami ,  han, hamam ,türbe  ve kervansarayla birlikte ilçede yoğun bir Selçuklu eseri günümüze ulaşmıştır.Hem Türkiye Selçukluları  hem de Devlet-i Âlîyye-i Türkiye  dönemlerinde  ticaret ,kültür ve eğitim merkezine dönüşen Sivrihisar  medreselerinde ve dergâhlarından yetişen Başta Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Aziz Mahmut Hüdayi, İstanbul'un ilk Kadısı /Belediye Başkanı olma onurunu taşıyan Hızır Bey ve oğlu Sinan Paşa gibi Bilim adamı  ve veliler evrensel ölçüde tanınmışlardır.

    Sivrihisar tarihi eserlerinden en büyüğü,  hatta Orta Anadolu’nun da en büyük ahşap direkli camisi Sivrihisar Ulu camisi 1274 yılında  yapıldığı ,2015 yılında Sivrihisar Belediyesinin yaptığı başvuruyla Sivrihisar Ulu Camii UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kayıt edilmiş , Türkiye'nin  Orta Çağ'dan günümüze kadar gelebilen  ahşap direkli ve ahşap kirişli camileri  45. UNESCO Dünya Miras Komitesi toplantısında alınan kararla 19.09.2023 tarihi itibariyle Eskişehir Sivrihisar Ulu Camii camii başta olmak üzere   Konya Beyşehir Eşrefoğlu Camii, Kastamonu Kasaba Köy Mahmut Bey Camii ,Ankara Ahi Şerefeddin (Arslanhane) Camii ve Afyonkarahisar Ulu Cami, Dünya Mirası ilan edildi. Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinde yer alan cami, Anadolu'nun en eski ve en büyük ahşap sütunlu camilerinden biri olup yapım şekli ve tarihi hakkında farklı ifadelere rastlanmaktadır.  Meselâ yapının esas itibariyle bir kervansaray olarak inşa edildiği ; sonradan açık alanların birleştirilerek  camiye çevrildiğini savunanlar bulunmaktadır. Sahın'daki namaz kılma  nizamı  mihraba paralel dikdörtgen plânlı yani enine doğru bir uzunluk gösterir. Kuzey . Doğu ve Batı kapıları bulunmaktadır. Bu durum yapının esasında cami olarak planlanmadığına bir işaret kabul görmektedir. Cami'nin dış mekân alanı  26.50 x 52.60  metre ölçülerinde olup bu da 1394 m2 gibi büyük bir alan kaplamakta , mekanın duvarları kesme ve moloz taşlarla karmaşık düzende örülmüştür. Unesco başvurusundan önce caminin kuzey tarafındaki küçük dükkanlar kaldırılarak etrafı temizlenmiştir. Yapım tarihiyle ilgili olarak minarenin yanındaki  kitabeye göre  buraya ilk kez Sultan Alaattin Keykubat zamanında 1230/32 yılında Cemaleddin Ali Bey tarafından babası Cemaleddin İsmail b. Akçabay adına yaptırılmış olduğu bunu doğrulayan bir bilgi ise  çeşitli kaynaklarda caminin  1274 yılında yaptırılmış olduğu vesilesinin aslında bir genişletme çalışması olduğu ispatlar şekilde  kuzey kapısındaki kitabesinde  Mikâil b.Abdullah’ın M.1274’te bu camiy genişleterek yeniden inşa ettirdiği yazmaktadır.

Görsel : Sivrihisar Belediyesi 

MİNÂRE

Ulu camii minaresi sonradan  doğu kapısının güney tarafına (girişe göre solda) Minare Kaidesi iri mermer blok olup , üzeri tuğla hatıllı  kesme taşlı inşa edilmiştir. Minare  Şerefesi altında sade  süslemeler mevcuttur. Minare kitabesinde, Taymış oğlu Hacı Habib tarafından 1487 senesinde yapıldığı yazmaktadır.

KAPILAR

Minare’nin bulunduğu kapı doğu kapısıdır, aynı zamanda bu kapı camiin orijinal kapısı olup ceviz ağacından oyma olarak işlenmiştir. Doğu cephesindeki  mermer söveli kapının üzerinde de iki onarım kitabesi bulunmaktadır.

Kuzeyde yer alan kapı ise kadınlar mahfiline  girişi sağlayan kadınlar kapısıdır. Kuzey taç kapının  üzerinde mermer kitabe vardır.Batı kapısı sonradan yapılmış yeni bir kapıdır. (Toplam kapı sayısı 4 tanedir)

SAHIN

Ulu Cami, ahşap direkli ve kirişli  aynı zamanda ahşap örtülüdür.(Çatı sonradan kiremit kaplanmıştır.)Ahşap direklerin sayısı 67 olup ardıç ve sarıçam ağaçlardan(Çatacık ormanından  getirildiği düşünülüyor) Direklerin bir kısmında devşirme sütün başlıkları ve kaideleri kullanılmıştır.(yakındaki antik kentlerden getirildiği düşünülüyor) Sahın tabanı 1.5 metre boşluktan sonra tekrar ahşap döşeme ile  örtülerek  yükseltilmiştir.

MİNBER

Camideki minber çok önemli ve sağlamdır görünümlüdür .Ustası Horasanlı İbn-i Mehmet işçiliği mükemmel bir ceviz ağacından oyma ve sekizgen formlu geçme tekniğiyle mimber yapmış ve günümüze ulaşabilen en sağlam Selçuklu yapıtı minberidir. Minberin  kapısı sivri kemerli ,  kanatları dikdörtgen biçimli olup  kabartma motiflerle süslenmiştir. Kapı üzerinde yapan ustanın ismi celi  sülüs ile yazılmıştır. Ancak bu minber orijinal minber olmayıp buradaki esas minberin Ankara Aslanhane camisine götürüldüğü mevcut minberinde Kılıç mescidinden getirilmiş olduğu yaygın bir kanaattir.


MİHRAP

Kıble duvarına kuzey taç kapı karşısında yer alıp 1440 onarımında Hızır bey tarafından yenilenmiştir. Kalıplama tekniğiyle alçı dökülerek yapılmıştır.

    Sivrihisar Ulu camii diğer Ulu camiler gibi Türk şehirlerinin merkezinde(Türkiye Tarihinde)  yer alan  topluca Cuma namazlarının kılındığı en büyük camilerdir.Sonradan daha büyük camiler yapılsa da bu özellikleri kaybolmamıştır.


Not : Çınaraltı Dergisinin  dosya konusu olan üstad Neşet Ertaş’ı anmak üzere ailesi çekimleri Sivrihisar’da yapılan Gönül Dağı setini ziyaret etmişlerdir.

Görsel : Medya Midas
                                                                   *Rifat Günday,Baş Öğrt.(Tarih(E)

Kaynaklar: 
1-Türkiye Kültür envantesi
2-Rifat Günday ,https://rifatgunday.blogspot.com/2022/05/sakarya-ve-buyuk-taaruzdayunak-havalisi.html
3-Türkiye Kültür Portalı 
4-Orhan Keskin ,Bütün Yönleriyle Sivrihisar